HOŞ GELDİNİZ

maden ve madenciliğe ilişkin yazı, fotoğraf, belge ve bilgilerin paylaşılması amacıyla hazırladığım bu sayfaya isteyen herkes katkı sunabilir. bilgi örgütlendikçe anlam kazanır, insan öğrendikçe...

28 Temmuz 2008 Pazartesi

Görkemli Bir Geçmişten Yıkıma 2

ULAŞIM
Kömür üretimiyle kurular ve geçmişi büyük olasılıkla 1850’li yılları kadar giden Armutçuk’ta kara ulaşımında ilk olarak at ve katırların kullanıldığı EKİ’nin yaptığı aile tipi lojmanlar ve Aşağı Kandilli olarak bilinen şu anda yıkıntıları bulunan {l995 yılında TTK tarafından yıkıldı} misafirhanenin bodrum katının ahır olarak kullanıldığı bilinmektedir.Yine aynı bölgede hem yerüstü hem yer altı işlerinde çalıştırılmakta olan çok sayıda katırın beslendiği ahırın bulunduğu, işçi kömür istihkaklarının bu katırlar aracılığı ile dağıtıldığı,EKİ iş tanımlarında seyis kadrosunun bulunduğu bilinmektedir.Daha eski yıllarda EKİ yöneticilerinin kendilerine tahsis edilmiş atlarının ve seyislerinin olduğu canlı tanıklıklarla bi- linmektedir.İşçiler köylerinden yürüme gelip gitmekte , çoğunluğu münavebeli {1 ay çalışıp 1 ay köyünde dinlenen } işçi olduğu için ocak başlarında kurulu bulunan pavyonlarda {işçi yurtlarına verilen ad} kalmaktadırlar.Denizden uzak noktalarda {92-Alacaağzı, bugünkü Kandilli İşletmesi} çıkarılan kömür havai hatlarla deniz kenarına indirilmekte ,buradan mavnalara yüklenerek Ereğli’ye taşınmıştır.

Daha sonra kamyondan bozma otobüsler getirilmiş,işçi taşımacılığından öğrenci taşımacılığına,bölge halkının Ereğli pazarına {pazartesi ve cuma günleri } taşınmasından bölge içi servis hizmetine dek her türlü ulaşım hizmeti bu araçlarla karşılanmıştır.Aynı dönemlerde Armutçuk Ereğli arasında demiryolu ulaşımına geçilmiş,kömür taşımacılığı başta olmak üzere ulaşım büyük ölçüde trenle karşılanmaya başlanmış , Ereğli’den gelen işçi, öğrenci ve diğer yolcular tahta kasalı otobüslerle Pazaryeri,Kızılsu,Yayla, Aşağı Kandilli , Geyikbeli ve Çamlı’ya taşınmaktaydı. Bu otobüsler l980’den sonra normal otobüslere dönüştürülmeye başlanmış, Armutçuk Belediyesi kurulduktan sonra {l987} yalnızca işçi taşımacılığında kullanılmış, 1997 yılında itibaren yalnızca iç hizmetlerde kullanılma kararı alınmış daha sonra büyük çoğunluğu “tasarruf” yapmak adına ya satılmış ya da ıskat edilerek hurdaya çıkarılmıştır. Aynı tasarruf anlayışının uzantısı olarak 2000 yılında demiryolu taşımacılığı bırakılmış,lokomotif ve vagonlar Adapazarı ‘na personel ise diğer demiryolu işletmelerine gönderilmiştir.Ereğli’ye kömürün kamyonlarla taşınmasının daha ucuza malolacağı idda edilmiştir. Aynı yıl işçi taşımacılığı tamamen bırakılmış işçiler ulaşımlarını kendileri sağlamaya başlamışlardır. Pavyonların da kapatılmasıyla mesai saatlerinin başlangıç ve bitiş anlarında çok yoğun bir araç trafiği oluşmuştur.Bu yoğunluk bugün de sürmektedir.

SAĞLIK
1980 yılına kadar tüm Zonguldak’ta olduğu gibi Armutçuk’ta da ülke ortalamasının üzerinde bir sağlık olanağı bulunmaktadır. İlk üretim ve yerleşim noktalarından olan Aşağı Kandilli’de kurulmuş olan hastane daha sonra Merkez Mahallesi’ne bugün olduğu yere taşınmıştır. 60 yatak kapasiteli bu hastane çeşitli branş hekimlerinin bulunmasının yanında , teknik açıdan ameliyat yapılabilmesiyle de dikkat çekicidir.

Tüm ilk tedavilerin yapıldığı bu hastane 12 Eylül darbesinin toz dumanı içinde dispansere dönüştürülmüş, araç-gereçleri diğer hastanelere aktarılırken doktorların büyük çoğunluğu KDZ Ereğli SSK Hastanesi’ne gönderilmiştir. l983 grizusunda l07 kişinin ölmesinin en büyük nedeni doktor, yeterli ve gerekli tıbbi malzemenin bulunmamasıdır.

Maden kazaları ve hastalıklarının yoğun olarak yaşandığı Armutçuk’taki tek sağlık kurumu saat 16:00’dan sonra doktor bulunmayan dispanserdir. 2005 yılında SSK Hastanelerini Sağlık Bakanlığı’na devri ile sağlık ocağına dönüştürüldü.

NÜFUS
1987 yılında Armutçuk Belediyesi kurulduğunda çevre yerleşim yerleriyle birlikte 20 bini aşan nüfusuyla ilçe olması için çalışmalar yapılmıştır . Madenlerde uygulanan özelleştirme ve daraltma eksenli politikaların uzantıları,ülke kaynaklarının üretiminde-işletilmesinde - yönetilmesinde bakkal hesabı yaklaşımları sonucu çevresiyle birlikte 5 binin altına düşen nüfusuyla terkedilmiş altın madeni kasabalarına dönüşmüştür.

NOT: Bu yazı yazıldığı tarihte Armutçuk olan yerleşim yerinin adı Kandilli olarak değiştirilmiştir. Dolayısıyla yazının özgün biçimine dokunulmamıştır. Ayrıca yerleşim yerlerinin önemli ve tarihsel özellikleriyle yaşadığı, yaşatılması gerektiği düşüncesiyle Armutçuk adı bu yazıda değiştirilmemiştir.

Kandilli,Payton vincinin bulunduğu deniz kıyısında kurulu mahallenin adıdır. Ancak bu bölge tamamen yıkılmıştır.
ERDEMİR’İN HER TÜRLÜ ÖZELLEŞTİRİLMESİNE HAYIR!

Not:Bu yazı 2005 yılında kdz Ereğli Gündem Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

1 yorum:

Müzik&Medyas dedi ki...

kamyonlarla taşımanın daha ucuz olduğunu idda etmek zeka eksikliğinin bir belgesidir aslında, ama tabiiki amaç o değildir. ülkeyi avcuna almış bazı iş gruplarının amacı bellidir.ne kadar cok lastikli araç satarsa o kadar zenginliğine zenginlik katacaktır.malum iş grupları ülkeyi sömürmekten ve almana italyana fransıza satmaktan doymamıştır .!!!!!

YEDİ MART SEKSENÜÇ ÜÇ MART DOKSANİKİ VE TÜM MADEN ŞEHİTLERİNE

hangi köyün yüreği / hangi ananın gözyaşları / tutabilir yasınızı // bilmem kaç yedi kat altında / yatarken yerin / okuttular kur’an’ınızı / yatış şeklinizi bile bilmeden // ilk size kuruldu/ cenazesiz gömütlükler/ -dünyada yüreğim gömüt size-// bilmem kaç yedi kat altında yerin / yatarken sizler / yemin ettim böylesinin sürmeyeceğine // yemin ettim/ yatış şeklinizi bilmeden// bilin ki dostlarım / dimdik ve ayaktasınız / yüreğim gömüt size...// Armutçuk-Kozlu 10/03/92 / salim çalık / GÜLMEKLE AĞLAMAK ARASI (sf.36)

geleceğe dikiliyor gömüt taşları



biliyorum
kendisini kirleterek tükeniyor
umutla süslenmiş gelecek günler

şimdi
bir bir içime gömülüyor
yaşamda alacağı kalan çocuklar
ömrü metaya değişilen işçiler
içime gömülüyor
töreye kurban edilen kadınlar
ve karşılıklı dağlara sürülüyor gençler
gömüt taşları geleceğe dikiliyor
gömüt taşları iki parça yüreğime

şimdi
tepeden tırnağa utançla
__ipe çekiyorum mutluluk düşlerimi
acı ve hüzün ötesi yaralı duygularla
__tenime gömüyorum gülüşlerimi

………………kasım-aralık 2007
salim çalık