HOŞ GELDİNİZ

maden ve madenciliğe ilişkin yazı, fotoğraf, belge ve bilgilerin paylaşılması amacıyla hazırladığım bu sayfaya isteyen herkes katkı sunabilir. bilgi örgütlendikçe anlam kazanır, insan öğrendikçe...

termik santral ve madenlerde özelleştirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
termik santral ve madenlerde özelleştirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Aralık 2014 Çarşamba

soma'da işten çıkarmanın anlamı; SİZ NEDEN ÖLMEDİNİZ

13 mayısta 301 kişinin öldürüldüğü soma maden işletmesi'nde 2850 madenci işten çıkarıldı.

geride kalanlara diyorlar ki; SİZ NEDEN ÖLMEDİNİZ?

soma'daki katliam sonrası madencilerin çalışma koşullarını ve yaşam düzeylerini iyileştirecek düzenlemeler yaptığını söyleyen iktidar; soma aş.'nin madencileri rehine gibi kullanarak istediklerini almak için madencileri işten çıkarmasına sessiz kalıyor.


ne istiyor patron; tutuklu olan oğlunun serbest bırakılmasını, mallarına konulan tedbir kararının kaldırılmasını, torba yasa sonrası artan maliyetlerle ilgili devlet desteği...

iş yaşamını düzenleme görevi olan çalışma bakanlığı; soma'da, zonguldak'ta, ermenek'te, aydın'da yaşanan işten çıkarmalar, yasaya uygun olarak ödenen ücretin yarısının daha sonra işçinin elinden alınması gibi durumla karşısında ne yapıyor?

araya giren 50 kişiyi dinliyor... sendikalar mı? onlar örgütlü oldukları yerleri korumak, bunun güvencesini almak dışında teslim olmuş durumdalar... soma'da ise işbirliği içindeler...




(18.06.2014'te bir haber üzerine aşağıdaki satırları yazmıştım.)

dün (17.06.2014) BirGün gazetesi ve hayat tv.de bir haber vardı....
soma'da yaşamını yitiren muhammet girgin adlı işçinin epilepsi hastası olan annesi hastaneye gittiğinde geri çevriliyor. "oğlun öldüğü için artık onun sigortasıyla muayene olamazsın deniyor" ...
anne babanın sigortaları olmadığı için oğullarının sigortasından yararlanıyorlarmış...
2 günde 2 yalanı birden öğrendik...
1. yalan; işçiler iki ay süreyle çalışmayacak ve ücretleri tam olarak yatırılacaktı. yatmadığı için işçiler eylemdeydi dün....
2. yalan; soma'da yaşamını yitirenlerin yakınları şehitlik kanunu kapsamına alınmayacak fakat kanundaki haklardan yararlanacak denmişti. muhammet girgin'in anne babası hastaneden geri çevrildiklerine göre bu da yalan çıkmış oldu...

bu arada madenlerde çalışma saatlerinin 6 saate düşürüleceği, yeraltında çalışanların maaşlarının 3 asgari ücret tutarından az olamayacağı, emeklilik yaşının düşürüleceği gibi kulağa hoş gelen, soma'da birikip ülkede patlayabilecek grizu (emekçi) patlamasını önlemek için söylenen hava alma girişimleri şimdilik etkili olmuşa benziyor... fakat er geç bu grizu yerüstünde patlayacak, yüzlerce madenciyi yakan-boğan gaz er geç yerüstünde kendini gösterecektir...

salim çalık

12 Eylül 2014 Cuma

madenciye 2 asgari ücret çok, 6 saatlik çalışma az

kandilli hema işletmesi işçiler için olduğu kadar işverenler için de okul oldu... 2006 yılından bu yana; hema maden işçileri işyerine ambulans alınması için, taşeronların sözleşmelerinin iptali için, ücretlerine zam yapılması için, işten çıkarılan arkadaşlarının geri alınması için 7 kez eylem yaptılar ve genel olarak sonuç aldılar.

hema kandilli işletmesi rödevans sözleşmesindeki koşulları yerine getiremeyeceğini anlayınca ttk (türkiye taşkömürü kurumu) ile sözleşmeyi yenilemek istedi. bu arada soma'daki katliam gerçekleşti; ardından ttk yetkililerinin hema'da yaptığı denetim sonrası hema işyerini kapatacağını duyurdu...
bir yandan da, kendine yakın şef, tekniker, mühendisler aracılığıyla işçileri (sendikaya rağmen) örgütleyerek 16 temmuz 20014 tarihinde zonguldak'a ttk genel müdürlüğü önüne, ardından valiliğin önüne yığdı. öncesinde de 25 kişiyi işten attığını, kapatmayı zamana yayarak peyderpey işçi çıkacağı izlenimini (ve haberini) yaydı...

ağustos ayında bir eylem daha yaptılar... sonra bir grup işçi ve genel maden işçileri sendikası yöneticileri ankara'ya iktidar partisi bölge milletvekilleriyle görüşmeye gittiler... ve hema ile enerji bakanlığı arasında hukuki altyapının oluşturulması için görüşmelerin sürdüğü, sorunun çözüleceği açıklandı.

torba yasa ile; madencilerin ücretinin asgari ücretin 2 katından az olamayacağı, günlük çalışma saatinin 6 saati, haftalık 36 saati geçemeyeceği düzenlemesine özel maden işletmecileri" ocakları kapatıyoruz" diyerek yanıt verdiler. eğer bu kararı uygularlarsa 12 EYLÜL 2014 günü saat 00:00'da işçilere iş vermeyip geri çevirecekler...

hema''nın öğreticiliği burada başlıyor. 2 aydır işçileri işsiz bırakma, işyerini kapatma tehdidi ile işçileri eyleme zorlayan, sendikayı ve yerel yöneticileri köşeye sıkıştıran hema'nın elde ettiği kazanımlar diğer ocak sahipleri için de ders olmuşa benziyor. şimdi onlar da; işçilere, yerel yöneticilere, diğer güç odaklarına iş-aş kapımıza sahip çıkalım diyerek siyasi iktidara ve ttk'ya baskı oluşturmaya çalışacaklar. ayrıca hema'nın zonguldak'ta güç odağı olmasının önüne geçip denge kurmaya çalışacaklar... çünkü zonguldak'ta 22 şirketin yaptığı toplantıda hema kapatma kararına uymayacağını açıklamış durumda...

olan yine emekçiye olacak gibi görünüyor... örgütsüz, kentindeki siyasi çekişmelerden, çates özelleştirmesinin iptalinin sonuçlarından, yapılmak istenen terkim santrallerin yapılamayışı karşısında elini güçlendirme telaşındaki patronlardan haberi olmayan madenciye... 10'ar 10'ar, 100'er 100'er ölen madenciye....

salim çalık

ilgilenenler için linkler

https://www.facebook.com/notes/salim-%C3%A7al%C4%B1k/yer-bizim-i%C5%9F-bizim-a%C5%9F-bizim/1507125086169202

http://www.pusulagazetesi.com.tr/haber.php?

http://demirmedya.net/haber-314424-OCAKLAR_KAPATILDI_5_BIN_KISI_ISSIZ_KALDI.html

17 Temmuz 2014 Perşembe

YER BİZİM, İŞ BİZİM, AŞ BİZİM

YER BİZİM, İŞ BİZİM, AŞ BİZİM

Yaklaşık 4-5 ay önce Hattat Hoding’e bağlı Kandilli Hema İşletmesi rödovans sözleşmesiyle işlettiği maden ocaklarıyla ilgili olarak Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü’ne başvurarak sözleşmeyle ilgili görüşme talebinde bulundu. Ardından Soma’da yaşanan katliam ve TTK yetkililerinin Hema Kandilli İşletmesi’nde yaptıkları inceleme sonucu iş güvenliğine yönelik verdikleri olumsuz raporu gerekçe gösteren Hattat Holding Kandilli İşletmesi’ni kapatacağını duyurdu. 5 temmuz’dan sonra da peyderpey işçi çıkaracağını açıklayarak 20 kişiye; “TTK’nın işletmemizle ilgili verdiği rapor sonucu ana üretim ocağımızda üretim yapamayacağımızdan, 8 hafta sonra iş akdiniz feshedilecektir.” gerekçesiyle çıkış verildi. 16 temmuz sabahı bu 20 kişiye 25 kişinin daha ekleneceği, listelerin hazırlandığı yönünde duyumlar işçilerin tedirginliğini ve öfkesini daha da artırdı.

Tüm bu süreçlerde Genel Maden İşçileri Sendikası yönetiminin işçilere ciddi bir açıklamada bulunmaması, işten çıkarılmalar karşısında net bir tutum almaması, ve işletmenin geleceğiyle ilgili tedirginlikler öfkeyi de beraberinde getirdi.

16 temmuz 2014 günü işçilerin Zonguldak’a TTK Genel Müdürlüğü önüne basın açıklaması yapmaya gitme kararı almaları sendikaya rağmen gerçekleşti.

Bu arada dikkat çekici olan ve atlanmaması gereken bir gelişme yaşandı; Hema Kandilli İşletmesi yönetimi bu eylemin güçlü bir biçimde gerçekleşmesi için müdahalede bulundu. Geçmişte Hema’da gerçekleşen eylemlere katılmayan, yer yer eylem kırıcı rol oynayan çalışan ve alt düzey yöneticiler de TTK Genel Müdürlüğü’ne yönelik bu eyleme katıldılar.

Zonguldak şehir merkezini yürüyerek geçen madenciler ağırlıklı olarak "iş etmek yoksa barış da yok", "işçiyiz haklıyız kazanacağız", "Zonguldak uyuma madenciye sahip çık", "Zonguldak'tan Soma'ya bin selam olsun", "susma sustukça sıra sana gelecek" sloganları attılar.

Eylemin en dikkat çekici yanlarından biri de taşınan dövizlerdi. Dövizlerdeki "yer bizim, iş bizim, aş bizim", "en değerli enerji emektir", "ekmeğime dokunma", "tasviyeye laçka üretime vira", "huzursuz toplum patlayıcıdır", "metan ve işsiz insan patlayıcıdır" , "madenler bizimdir" ifadeleri bugüne dek madencilerin pek kullanmadığı, siyasal göndermeleri ağır basan ifadelerdi.

                                     SENDİKAYA RAĞMEN, SENDİKAYLA BİRLİKTE

Madencilerin eyleminin önüne geçerek sahiplenmek durumunda kalan sendika, işten çıkarmalar ve işletmenin geleceğine ilişkin endişelenen (işverenden bağımsız) işçilerin de zorlaması ve önerileriyle eylemin “kısmen” kazanımla sonuçlanmasında ve işveren eylemi olmaktan çıkarılmasında pay sahibi oldu.

TTK ve Hattat Holding yöneticilerinin kapatılma ve işten çıkarılmayla ilgili işçileri ikna edecek bir açıklama yapmamaları sonrası işçiler saat 16:00'de TTK Genel Müdürlüğü önünden valiliğe yürüme kararı aldılar.

Genel Maden İşçileri Sendikası yöneticileri ve işçileri temsilen bir grup Hema çalışanı işçinin valiyle yaptığı görüşme sonrası Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Eyüp Alabaş işten atıldığı belirtilen ve ihbar bildirimleri yapılan 20 işçinin atılmayacağını, bundan sonra da işten atılmayla ilgili bir işlemin yapılmayacağını belirtti., İşletmenin geleceğiyle ilgili olarak da Zonguldak Valisi'nin ve sendikanın TTK Genel Müdürlüğü ile Hattat Holding arasında görüşmelerin başlatılmasında inisiyatif kullanacağını belirten Eyüp Alabaş sendikanın konunun takipçisi olacağını belirtti.

                                                                                     HEPSİ BU MU? Ya da “SORUN NE?”

Hattat Holding Zonguldak (Kandilli) ve Bartın’a (Amasra) gelirken kömür çıkarmayı değil termik santral kurmayı hedefleyerek geldi. Amasra’da yaşadığı ciddi direniş, Kireçlik (veya Kandilli) termik santral projesiyle ilgili yaşadığı olumsuzluklar ve süre uzatımlarına rağmen (ki 1 yıl içinde 6 ay ve 3 aylık uzatımlar istedi- aldı) beklentilerinin gerçekleşmeyişi göz ardı edilmemelidir diye düşünüyorum.

Hattat Holding TTK ile rödovans sözleşmesini yaptığında ton başına 7 tl. ödeme ve zaman içerisinde üretimi artırmayı kabul etmişti. Bu arada taşkömürünün uluslararası satış fiyatı ortalama 230 dolar civarındaydı. Hema sözleşmeye göre 2015 yılında 450 bin ton kömür üreteceğini taahhüt etmişti. TTK’ya ödeyeceği ton başı ücret ise 15 tl. Oysa şu ana kadar 200 bin tona bile ulaşabilmiş değil. Uluslararası piyasada kömürün satış fiyatı da 130-140 dolar civarına düşmüş durumda. Sözleşme gereği Hema taahhüt ettiği kömürü çıkaramasa bile ücretini ödemek zorunda. Dolayısıyla yazımın başında belirttiğim 4-5 ay önceki başvurunun bu kapsamda sözleşmenin “bir” süre askıya alınması ve/veya üretilen kömür kadar ücret ödenmesi için yapıldığını düşünüyorum.

TTK’nın hazırladığı rapor, Soma’daki katliam Hattat Holding için arayıp da bulamadığı bir fırsat oldu. İşletmenin kapatılacağı endişesiyle işçiler, işçi aileleri, yerel yöneticiler ve sendika TTK’ya karşı Hema’nın yanında saf tuttular. Bu saflaşma; Hattat Holding’in TTK’ya, Enerji Bakanlığı’na ve çevre hareketine karşı elini güçlendiren bir duruma kapı araladı. Sendika yönetimi yeni yıl ile sözleşme masasına oturduğunda; “Ben işletmeyi kapatacaktım. Siz istediğiniz için açık tutuyorum, daha ne istiyorsunuz” gibi bir tepkiyle karşılaşırsa şaşırtıcı olmayacaktır. Bugüne kadar termik santral karşıtı olan bazı kişi ve grupların; “çalışanların işsiz kalması gibi bir risk var” diyerek dolaylı olarak santral savunucusu olabilirler.

Böylesine bir saflaşmanın yaratacağı tabloda Hattat Holding özellikle Zonguldak’ta birçok kurum ve kuruluş üzerinde bir hegemonya kurabilir. Özellikle Zonguldak Valisi’nin de sürece dahil edilerek, Hattat Holding’le görüştürülmesi, bunun ardından valilik makamının eylemin bitirilmesinde etkili olması, görünürde devletin müdahalesi gibi okunsa da; Hattat Holding’in gücünün pekiştirilmesi anlamına geldiği de açık.

                                                      YER BİZİM, İŞ BİZİM, AŞ BİZİM



İşçilerin taşıdığı dövizlerden birinde bu ifade vardı. Ve sorunun ne olduğu, nasıl savunulması ve çözülmesi gerektiği de burada saklı. Hema İşletmesi TTK’nın (devletin) madenlerini işletiyor. Yani gerçek patron TTK (devlet). Dolayısıyla Hattat Holding’i savunmak, TTK’yı suçlamak gibi sınıf savaşımının gerçekliğiyle uyuşmayan tutumlar yerine;

“Bizim için önemli olan, işten atılan arkadaşlarımızın geri alınması ve işletmesi açık kalmasıdır. Hattat kapatıyorsa ocağın gerçek sahibi olan TTK işletir. Olmadı, BİZ işletiriz diyebilmek gerekirdi. “YER BİZİM, İŞ BİZİM, AŞ BİZİM” dövizini taşıyan işçiler de tam olarak bunu diyorlar ve istiyorlar zaten.

küçük bir not: işçi atılmaması yönündeki karar önemli bir kazanımdır. ayrıca işletmenin yakın gelecekte kapatılmayacağı biçiminde de görülebilir.

Salim Çalık




2 Ocak 2014 Perşembe

Milas emek ve bağımsızlık mitingi (29.12.2013)


29 aralık 2013'te muğla'nın milas ilçesinde yapılan emek ve bağımsızlık mitinginden görüntüler. yatağan ve milas'taki termik santraller ile yatağan linyint işletmelerinin özelleştirilmesine karşı gerçekleştirilen miting coşkusu ve kitleselliği ile gelecek güzel günlerin izdüşümleriyle doluydu.


herkesin bu görüntüleri iyi okuması gerekiyor. talepler, tepkiler çok net biçimde ifade edilirken başta sendika yöneticileri olmak üzere tüm siyasilerin ve emekten yana siyaset üretme, emeğin sözcüsü olma iddiasındaki örgüt ve kurumların buradan yükselen sesi izlemesi ve katkı koyması gerektiğini düşünüyorum...

salim çalık

YEDİ MART SEKSENÜÇ ÜÇ MART DOKSANİKİ VE TÜM MADEN ŞEHİTLERİNE

hangi köyün yüreği / hangi ananın gözyaşları / tutabilir yasınızı // bilmem kaç yedi kat altında / yatarken yerin / okuttular kur’an’ınızı / yatış şeklinizi bile bilmeden // ilk size kuruldu/ cenazesiz gömütlükler/ -dünyada yüreğim gömüt size-// bilmem kaç yedi kat altında yerin / yatarken sizler / yemin ettim böylesinin sürmeyeceğine // yemin ettim/ yatış şeklinizi bilmeden// bilin ki dostlarım / dimdik ve ayaktasınız / yüreğim gömüt size...// Armutçuk-Kozlu 10/03/92 / salim çalık / GÜLMEKLE AĞLAMAK ARASI (sf.36)

geleceğe dikiliyor gömüt taşları



biliyorum
kendisini kirleterek tükeniyor
umutla süslenmiş gelecek günler

şimdi
bir bir içime gömülüyor
yaşamda alacağı kalan çocuklar
ömrü metaya değişilen işçiler
içime gömülüyor
töreye kurban edilen kadınlar
ve karşılıklı dağlara sürülüyor gençler
gömüt taşları geleceğe dikiliyor
gömüt taşları iki parça yüreğime

şimdi
tepeden tırnağa utançla
__ipe çekiyorum mutluluk düşlerimi
acı ve hüzün ötesi yaralı duygularla
__tenime gömüyorum gülüşlerimi

………………kasım-aralık 2007
salim çalık