HOŞ GELDİNİZ

maden ve madenciliğe ilişkin yazı, fotoğraf, belge ve bilgilerin paylaşılması amacıyla hazırladığım bu sayfaya isteyen herkes katkı sunabilir. bilgi örgütlendikçe anlam kazanır, insan öğrendikçe...

armutçuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
armutçuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2012 Pazar

nasırlı yüreğim


     kazmacı memed’e
     lağımcı satılmış’a
     domuzdamcı recep’e
     ve kellefiyeti bitmeyenlere

 I
kömürdendir aşı
ekmek/ ateş kömürden
ve kömüre kurulu ömür

 II
akılkarı gelmez yüzünü görmeyene
yüzyıllık miras
babadan oğula ölüm
kıza kadına yetim maaşı
olancası güvenceli iş telaşı

kurnaz tilkilerin dişlerinde
nasırlı yüreğim benim
emeği/ emekçisi melez
vatan içinde vatan kentim

 III
kömürdendir tükürdüğü balgamın yeşili
sunusu/ istemi/ umusu kömürden
yaşamak-pazarlıksız-
kazma sallayabilme gücü
dışarda ölebilme düşü yaşamak

haramiler dayatır oysa
eksi yüzden beşyüzlere doğru
dayatır torunlarına memed’in
kılık değiştirmiş ölümü
k a d ı n l a r a  a ğ ı t ı
o y y  m e  m e d  i m
e v i m i n  direği e r c e b i m

  IV
kıyılarını dolaştım soluk soluk
köylerini ilçelerini yürek yürek
nasırlı yüreğim benim
ulusların uluslara mirası
emeğin üzerinde milyonlar
ve ölüm gözlü işçi çocuklar

şehitliği kesinleşti dostların
belli çizmesinden tulumundan
gözlerine sinen metan korkusundan
belli kılık değiştirmiş ölümün gelişi
hayra alamet değil yüreğim
çığırtkan kuşlar gibi zilin sesi
zorlanıyor halatlar çekmekte kafesi

  V
bir
tek köyü yoktur şehitsiz
bir karış boşluk
gözyaşsız/ alıntersiz

  VI
yapıların da dökülüyor giysileri
emeği yapıcıların
iskeleyi deniz almış
denizcileri tarih
silolarını
boşaltmalarını eskici zaman
tarih yazılmış kangözyaşlarıyla
yazanlar acı seda olmuş kentimde

 VII
nasırlı yüreğim benim
bareti/ maskesi/ alnında lambası
dolaşıyor birinci katta
ikinci katta elektrik kesintisi
kılık değiştirmiş ölüm
çığırtkan kuşlar gibi zilin sesi

*Kellefiyet: Halkın zorunlu çalışmaya
 (Mükellefiyete) verdiği isim.

salim çalık
erkene alınmış bir ölümün ertelenmiş şiiri (s.19-20-21)

16 Aralık 2009 Çarşamba

kandilli hema işletmesi'nde eylem...

Hema Kandilli İşletmesi'nde üç gün boyunca hiç işyerinin dışına çıkmaksızın kuyubaşında, bulabildikleri üstü kapalı mekanlarda beklediler.

İşverenin olumlu bir adım atmasını beklerlerlerken;

Zonguldak'ta bir madenci örgütü olan Genel Maden İşçileri Sendikası başta olmak üzere emek örgütlerinin bir kez olsun ziyaret edip destek açıklamasını beklediler.

8 ay önce oy almak için kapılarını, mahallelerinin yollarını aşındıran siyasetçilerin bir kez olsun emekten yana, (ölmeden-hak arayan) madencilerden yana cümle kurmalarını beklediler.

Bazı internet sitelerine ve yerel basına taşıyabildikleri sorunlarına, işverenlerin hukuksuz uygulamalarına karşı Bölge Çalışma Müdürlüğü'nden, valilikten, kaymakamlıktan, kamu gücünü kullanan birilerinin hukuku uygulamasını beklediler.

Beklediler ki; gasp edilen ücretleri ödensin, 1 yıldır ödenmeyen yemek paraları ödensin, yasadışı biçimde ücretlerinin kesilmesi karşısında bir yetkili çıkıp "bu yaptığınız suçtur. madencilere, işçilere bunu yapamazsınız." desin.
Beklediler ki, adında "madenci" , "kdz Ereğli" vs. yazan dernekler yanlarına gelsin.

Beklediler ki, meslek örgütleri madencilerin çalışma koşullarıyla ücretleri arasındaki uçurumu dile getirip, bilimsel bir destek sunsunlar.

Beklediler ki; Kandilli'nin, Ereğli'nin, Zonguldak'ın ve ülkenin siyasetine yön verenler, yön verme iddiasında olanlar, ükeyi ve dünyayı değiştirmeye yeminli Zonguldak'taki çocuklar Kandilli Hema'daki madenci çocukların seslerini duysunlar....

VE EYLEMLERİNİ BİTİRDİLER

Kendi çığlıklarıyla bulundukları alanın duvarlarını zorlayan ve çatlaklar yaratan Kandilli Hema İşletmesi'ndeki madenciler tüm yalnızlıklarına, eksikliklerine, deneyimsizliklerine rağmen başlattıkları ve üç boyunca işyerinde kuyubaşında yatıp kalkarak sürdürdükleri eylemlerini işverenin aşağıdaki önerilerini kabul ederek sonlandırdılar.

Ana işveren durumundaki Hema; işyerindeki en büyük taşeronun sözleşmesini sona erdirerek; işçileri kendi kadrosuna alacaktır.
Geriye dönük tüm alacakları Hema ödeyecektir.
Eylem gerekçesiyle hiç kimse işten çıkarılmayacaktır.

Yarın (16.12.2009) tüm işçiler Hema'da işe başlamak üzere sözleşme imzalayacaklar. iki yıldır zam almadan çalışan maden işçileri yılbaşından sonra ücretlerinde tatmin edici bir iyileştirme isteklerini de işverene ileterek, yeni atanan işletme müdürüne makul bir zaman vermekten yana görüş belirtiyorlar. Bu arada Hema'nın çalışanı olacakları için maaşlarını düzenli alacak olmak bile birçok madenciyi memnun etti.

Not: Kandilli Hema İşletmesi'ndeki madencilere destek açıklayan CHP Ereğli İlçe Örgütü ve Kandilli Dayanışma Evi Derneği işletmeye giderek işçileri ziyaret ettiler. Bu eylem Hayat Tv. ve Birgün Gazetesi dışında ulusal ölçekte yayın yapın bir yayın organında haber olamadı. Olduysa da bize ulaşmadı.
salim çalık

14 Aralık 2009 Pazartesi

Hema Kandilli İşletmesi'nde Eylem


Kdz Ereğli Kandilli Hema Kömür İşletmesi'nde çalışan maden işçileri 14.12.2009 tarihinde 24:00_08:00 vardiyasında iş bıraktı. Geçtiğimiz ay 1 ocakta yangın çıkmasını gerekçe göstererek 650-1000 TL. arasında değişen son maaşlarından % 20 kesinti yapacağını belirten işvereniuyarmak, geçmiş aylardan ödenmeyen 2 aylık maaşlarının ve yaklaşık 1 yıldır ödenmeyen yemek paralarının tümünün ödenmesi, maaşlarında eksiltmeye gidelmemesi talepleriyle gece vardiyasında çalışan işçiler ocağa girmedi.


Geçtiğimiz yıllarda da maaşlarına zam yapılmaması, ödenmeyen maaşlarının ödenmesi, yemek paralarının verilmesi talepleriyle eylem yapmış olan Hema İşletmesi maden işçileri her seferinde işveren temsilcilerinin kendilerine söz verildiğini, 1-2 aylık iyileşmeler sonrası tekrar maaş ödemelerinin geciktirildiğini, 1 yıldır yemek paralarının ödenmediğini, en son 12. ay maaşlarından % 20 kesinti yapılacağının söylenmesinin bardağı taşıran son damla olduğunu belirttiler.


Bazı maden işçileri en son Bursa'da yaşanan maden dcağındaki grizuyu da anımsatarak; "Kelle koltukta ocağa giriyoruz. İşverenin bize söylediği işi yapıyoruz. Bugüne kadar iş kazası sonucu ölen ve sakat kalan arkadaşlarımız da oldu. Yaptığımız işin zorluğu ve riskini düşündüğümüzde bize reva görülen bu sefalet koşullarını kabul etmiyoruz. Tüm yetkililerin ellerini vicdanına koyup verdikleri kararı gözden geçirmeye, kamuoyunu hassas olmaya çağırıyoruz." dediler.


salim çalık

2 Mart 2009 Pazartesi

Unutmadık Unutturmayacağız



Anımsanacağı gibi, 7 Mart 1983’de Armutçuk’ta meydana gelen grizu faciasında 103, 3 Mart 1992 tarihinde Kozlu’da meydana gelen kazada da 263 arkadaşımız yaşamını yitirmişti. Ülke tarihinin en büyük iş kazaları olan bu faciaların üzerinden yıllar geçmiş olmasına karşın ne yazık ki olay hala aydınlatılamadı. Sonrasındaki yargı sürecinde olayın sorumluları tespit edilemediği gibi, kimi mağdurları sanık olarak ifade etmek zorunda kaldı.

Yaşadığımız bu büyük acı, şimdiye değin hep yasak savma türünden etkinliklerle anıldı. Böylesi kazaların olmaması için yapılacak büyük ölçekli çalışmaların tarihi olarak görülmesi gereken 3-7 Martlar, tevekkülle unutturulmaya çalışıldı. Genel Maden İşçileri Sendikası’nın geçmiş yönetimlerinin de çanak tuttuğu bu anlayış, havzada daha güvenlikli çalışma ortamı yaratmadığı gibi, ölümlü kazaların da önüne geçemedi. Madenci ölümleri vukuat-ı adiyeden sayılarak, topluma, adeta kanıksatıldı. Tabanın Sesi Hareketi olarak bu anlayışı reddediyoruz…

İçinde yaşadığımız bilgi çağında, her şeyin “kaçınılmaz kaza” kavramıyla açıklanmasını kabul edilemez buluyoruz. Gerek madencilik teknolojisinin eriştiği boyut, gerek geliştirilen yeni teknikler, gerekse havzanın 160 yıllık sürecinde kazanılan deneyim birikimi, bizlere, her koşulda güvenlikli çalışma ortamı yaratacak olanakları sunuyor. Bunun için kaynak ayırmak, güvenlikli çalışma koşullarını önceleyen bir anlayışa sahip olmak ve insan sağlığının korunmasını temel amaç olarak görmek gerekiyor.

Öte yandan son dönemlerde Türkiye Taşkömürü Kurumu işyerlerinde iş güvenliği konusunda olumlu adımların atıldığını, ciddi yatırımların yapıldığını gözlüyoruz. Ancak, başta organizasyon yanlışları ve üretim şevkinin kırılmasının yarattığı motivasyon bozuklukları ihmallere, ihmaller de ne yazık ki ölümlere yol açıyor. Kurumun siyasi baskılardan hızla arınıp, doğru bir motivasyonla, doğru hedeflere yönlendirilmesi güvenlikli bir çalışma ortamı için de yaşamsal önemdedir.

Ayrıca rödevanslı sahalarda çalışmalarını yürüten ocakların iş güvenliği konusunda hızla TTK standartlarına çekilmesi, göz ardı edilmemesi gereken bir konu olarak önümüzde duruyor. Bunun için öncelikle yapılması gerekeni etkin denetim çalışmaları olarak görüyoruz. Rödevanslı sahaları denetlemekle yükümlü olan yetkililerin görevlerini noksansız yapması ve saha sahiplerinin de işçi sağlığı, iş güvenliği konularında daha duyarlı olması gerekmektedir. Bu çabalar artırılmadan 3 Martların önüne geçmek mümkün olmayacaktır.

Havzanın dört bir yanında canı kanı pahasına üretim yapan biz maden işçileri bir daha böylesi acıları yaşamak istemiyoruz. Bunun için 3-7 Martları unutmayacağız, unutturmayacağız. Genel Maden İşçileri Sendikası’na sesleniyoruz. 3-7 Mart tarihlerini daha güvenlikli bir çalışma ortamı için mücadele haftasına çevirelim. Anma toplantıları, iş güvenliği konulu sempozyumlar ve diğer etkinliklerle büyük acıyı toplumun belleklerine kazıyarak, ihmallerin önüne geçelim. Sizden yetkililer nezdinde girişimde bulunup, Kozlu Yeni Kuyu’nun adının bu büyük acının her zaman anımsanması için “3 Mart Kuyusu” olarak değiştirilmesini öneriyoruz… Bu küçük adım bile yaşananlardan ders çıkarmaya başladığımızın bir göstergesi olacaktır.

Bu vesileyle yeraltındaki bitimsiz enerjiyi insanlığın hizmetine sunmak için savaşırken yaşamını yitiren tüm madencileri saygı ve minnetle anıyoruz…

Tabanın Sesi Hareketi
Zonguldak






--------------------------------------------------------------------------------

3 Ağustos 2008 Pazar

YEDİ MART SEKSENÜÇ
ÜÇ MART DOKSANİKİ
VE TÜM MADEN ŞEHİTLERİNE

hangi köyün yüreği
hangi ananın gözyaşları
______________tutabilir yasınızı
bilmem kaç yedi kat altında
_______________yatarken yerin
okuttular kur’an’ınızı
yatış şeklinizi bile bilmeden
ilk size kuruldu
cenazesiz gömütlükler
-dünyada yüreğim gömüt size-

bilmem kaç yedi kat altında yerin
yatarken sizler
yemin ettim böylesinin sürmeyeceğine
yemin ettim
yatış şeklinizi bilmeden

bilin ki dostlarım
dimdik ve ayaktasınız
yüreğim gömüt size

__________Armutçuk-Kozlu 10/03/92
salim çalık
GÜLMEKLE AĞLAMAK ARASI (sf.36)

YEDİ MART SEKSENÜÇ ÜÇ MART DOKSANİKİ VE TÜM MADEN ŞEHİTLERİNE

hangi köyün yüreği / hangi ananın gözyaşları / tutabilir yasınızı // bilmem kaç yedi kat altında / yatarken yerin / okuttular kur’an’ınızı / yatış şeklinizi bile bilmeden // ilk size kuruldu/ cenazesiz gömütlükler/ -dünyada yüreğim gömüt size-// bilmem kaç yedi kat altında yerin / yatarken sizler / yemin ettim böylesinin sürmeyeceğine // yemin ettim/ yatış şeklinizi bilmeden// bilin ki dostlarım / dimdik ve ayaktasınız / yüreğim gömüt size...// Armutçuk-Kozlu 10/03/92 / salim çalık / GÜLMEKLE AĞLAMAK ARASI (sf.36)

geleceğe dikiliyor gömüt taşları



biliyorum
kendisini kirleterek tükeniyor
umutla süslenmiş gelecek günler

şimdi
bir bir içime gömülüyor
yaşamda alacağı kalan çocuklar
ömrü metaya değişilen işçiler
içime gömülüyor
töreye kurban edilen kadınlar
ve karşılıklı dağlara sürülüyor gençler
gömüt taşları geleceğe dikiliyor
gömüt taşları iki parça yüreğime

şimdi
tepeden tırnağa utançla
__ipe çekiyorum mutluluk düşlerimi
acı ve hüzün ötesi yaralı duygularla
__tenime gömüyorum gülüşlerimi

………………kasım-aralık 2007
salim çalık