HOŞ GELDİNİZ

maden ve madenciliğe ilişkin yazı, fotoğraf, belge ve bilgilerin paylaşılması amacıyla hazırladığım bu sayfaya isteyen herkes katkı sunabilir. bilgi örgütlendikçe anlam kazanır, insan öğrendikçe...

2 Mart 2009 Pazartesi

Unutmadık Unutturmayacağız



Anımsanacağı gibi, 7 Mart 1983’de Armutçuk’ta meydana gelen grizu faciasında 103, 3 Mart 1992 tarihinde Kozlu’da meydana gelen kazada da 263 arkadaşımız yaşamını yitirmişti. Ülke tarihinin en büyük iş kazaları olan bu faciaların üzerinden yıllar geçmiş olmasına karşın ne yazık ki olay hala aydınlatılamadı. Sonrasındaki yargı sürecinde olayın sorumluları tespit edilemediği gibi, kimi mağdurları sanık olarak ifade etmek zorunda kaldı.

Yaşadığımız bu büyük acı, şimdiye değin hep yasak savma türünden etkinliklerle anıldı. Böylesi kazaların olmaması için yapılacak büyük ölçekli çalışmaların tarihi olarak görülmesi gereken 3-7 Martlar, tevekkülle unutturulmaya çalışıldı. Genel Maden İşçileri Sendikası’nın geçmiş yönetimlerinin de çanak tuttuğu bu anlayış, havzada daha güvenlikli çalışma ortamı yaratmadığı gibi, ölümlü kazaların da önüne geçemedi. Madenci ölümleri vukuat-ı adiyeden sayılarak, topluma, adeta kanıksatıldı. Tabanın Sesi Hareketi olarak bu anlayışı reddediyoruz…

İçinde yaşadığımız bilgi çağında, her şeyin “kaçınılmaz kaza” kavramıyla açıklanmasını kabul edilemez buluyoruz. Gerek madencilik teknolojisinin eriştiği boyut, gerek geliştirilen yeni teknikler, gerekse havzanın 160 yıllık sürecinde kazanılan deneyim birikimi, bizlere, her koşulda güvenlikli çalışma ortamı yaratacak olanakları sunuyor. Bunun için kaynak ayırmak, güvenlikli çalışma koşullarını önceleyen bir anlayışa sahip olmak ve insan sağlığının korunmasını temel amaç olarak görmek gerekiyor.

Öte yandan son dönemlerde Türkiye Taşkömürü Kurumu işyerlerinde iş güvenliği konusunda olumlu adımların atıldığını, ciddi yatırımların yapıldığını gözlüyoruz. Ancak, başta organizasyon yanlışları ve üretim şevkinin kırılmasının yarattığı motivasyon bozuklukları ihmallere, ihmaller de ne yazık ki ölümlere yol açıyor. Kurumun siyasi baskılardan hızla arınıp, doğru bir motivasyonla, doğru hedeflere yönlendirilmesi güvenlikli bir çalışma ortamı için de yaşamsal önemdedir.

Ayrıca rödevanslı sahalarda çalışmalarını yürüten ocakların iş güvenliği konusunda hızla TTK standartlarına çekilmesi, göz ardı edilmemesi gereken bir konu olarak önümüzde duruyor. Bunun için öncelikle yapılması gerekeni etkin denetim çalışmaları olarak görüyoruz. Rödevanslı sahaları denetlemekle yükümlü olan yetkililerin görevlerini noksansız yapması ve saha sahiplerinin de işçi sağlığı, iş güvenliği konularında daha duyarlı olması gerekmektedir. Bu çabalar artırılmadan 3 Martların önüne geçmek mümkün olmayacaktır.

Havzanın dört bir yanında canı kanı pahasına üretim yapan biz maden işçileri bir daha böylesi acıları yaşamak istemiyoruz. Bunun için 3-7 Martları unutmayacağız, unutturmayacağız. Genel Maden İşçileri Sendikası’na sesleniyoruz. 3-7 Mart tarihlerini daha güvenlikli bir çalışma ortamı için mücadele haftasına çevirelim. Anma toplantıları, iş güvenliği konulu sempozyumlar ve diğer etkinliklerle büyük acıyı toplumun belleklerine kazıyarak, ihmallerin önüne geçelim. Sizden yetkililer nezdinde girişimde bulunup, Kozlu Yeni Kuyu’nun adının bu büyük acının her zaman anımsanması için “3 Mart Kuyusu” olarak değiştirilmesini öneriyoruz… Bu küçük adım bile yaşananlardan ders çıkarmaya başladığımızın bir göstergesi olacaktır.

Bu vesileyle yeraltındaki bitimsiz enerjiyi insanlığın hizmetine sunmak için savaşırken yaşamını yitiren tüm madencileri saygı ve minnetle anıyoruz…

Tabanın Sesi Hareketi
Zonguldak






--------------------------------------------------------------------------------

Hiç yorum yok:

YEDİ MART SEKSENÜÇ ÜÇ MART DOKSANİKİ VE TÜM MADEN ŞEHİTLERİNE

hangi köyün yüreği / hangi ananın gözyaşları / tutabilir yasınızı // bilmem kaç yedi kat altında / yatarken yerin / okuttular kur’an’ınızı / yatış şeklinizi bile bilmeden // ilk size kuruldu/ cenazesiz gömütlükler/ -dünyada yüreğim gömüt size-// bilmem kaç yedi kat altında yerin / yatarken sizler / yemin ettim böylesinin sürmeyeceğine // yemin ettim/ yatış şeklinizi bilmeden// bilin ki dostlarım / dimdik ve ayaktasınız / yüreğim gömüt size...// Armutçuk-Kozlu 10/03/92 / salim çalık / GÜLMEKLE AĞLAMAK ARASI (sf.36)

geleceğe dikiliyor gömüt taşları



biliyorum
kendisini kirleterek tükeniyor
umutla süslenmiş gelecek günler

şimdi
bir bir içime gömülüyor
yaşamda alacağı kalan çocuklar
ömrü metaya değişilen işçiler
içime gömülüyor
töreye kurban edilen kadınlar
ve karşılıklı dağlara sürülüyor gençler
gömüt taşları geleceğe dikiliyor
gömüt taşları iki parça yüreğime

şimdi
tepeden tırnağa utançla
__ipe çekiyorum mutluluk düşlerimi
acı ve hüzün ötesi yaralı duygularla
__tenime gömüyorum gülüşlerimi

………………kasım-aralık 2007
salim çalık